Evrakta Sahtecilik Yargıtay Kararı

Yargıtay Kararı

YARGITAY 23. CEZA DAİRESİ E. 2015/4688 K. 2015/7171 T. 25.11.2015

  • RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK (Suçun Unsurlarının Oluşup Oluşmadığının Tespiti Amacıyla Söz Konusu Çekin Mahkeme Heyeti Tarafından İncelenip Özellikleri Zapta Geçirilerek İğfal Kabiliyeti Bulunup Bulunmadığının Tespit Edilmesi Gerekirse Bu Konuda Bilirkişi İncelemesi Yaptırılması Gerektiği Gözetilmeden Eksik İnceleme İle Karar Verilmesinin Bozmayı Gerektirdiği)
  • SAHTECİLİĞİN İĞFAL KABİLİYETİ OLUP OLMADIĞININ TESPİTİ (Sahteciliğin İğfal Kabiliyetini Haiz Olup Olmadığının Bilirkişi Raporu ve Mahkeme Gözlemi İle Tespit Edilmemiş Olması ve Sahtecilik Suçlarında Aldatma Yeteneğinin Bulunup Bulunmadığının Takdir ve Tayininin Hakime Ait Olduğu da Dikkate Alınarak Gerçeğin Kuşkuya Yer Verilmeyecek Şekilde Açığa Çıkarılabilmesi ve Suçun Unsurlarının Oluşup Oluşmadığının Tespit Edileceği)
  • BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ (Resmi Belgede Sahtecilik - Suçun Unsurlarının Oluşup Oluşmadığının Tespiti Amacıyla Söz Konusu Çekin Mahkeme Heyeti Tarafından İncelenip Özellikleri Zapta Geçirilerek İğfal Kabiliyeti Bulunup Bulunmadığının Tespit Edilmesi Gerekirse Bu Konuda Bilirkişi İncelemesi Yaptırılması Gerektiği)
  • 5237/m.53,204

    ÖZET : Resmi belgede sahteciliğin iğfal kabiliyetini haiz olup olmadığının bilirkişi raporu ve mahkeme gözlemi ile tespit edilmemiş olması ve sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayininin hakime ait olduğu da dikkate alınarak, gerçeğin kuşkuya yer verilmeyecek şekilde açığa çıkarılabilmesi ve suçun unsurlarının oluşup oluşmadığının tespiti amacıyla, söz konusu çekin mahkeme heyeti tarafından incelenip, özellikleri zapta geçirilerek, iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, gerekirse bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

    DAVA : Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

    KARAR : Sanığın, suç tarihinde, katılan M.'den aldığı hurda malzemeler karşılığında, katılan M.'nın şirketi adına sahte olarak düzenlenmiş suça konu ... Alaplı Şubesi'ne ait 15.11.2008 keşide tarihli, 4.750 TL bedelli çeki verdiği, katılan M.'in tahsil için suça konu çeki bankaya ibraz ettiğinde çekin sahte olduğunu öğrendiği, sanığın bu surette resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlendiği iddia ve kabul olunan olayda,

    1) Sanık müdafiinin, sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz başvurusunun incelemesinde,

    Katılan beyanları, suça konu çek arkasında bulunan ciranta imzasının sanığa ait olduğuna dair kriminal rapor ile sanığın suçtan kurtulmaya yönelik hayatın olağan akışına uygun olmayan savunmaları ve suça konu çeki raf satımı karşılığında verdiğini belirttiği S. Y. isimli kişi hakkında, her hangi bir açıklayıcı ve şahsı tespite yarar kimlik ve adres bilgisi vermediği, ayrıca suça konu çeki hangi hukuki ilişki karşılığında aldığına dair her hangi bir fatura, irsaliye vb. belge sunamadığı anlaşıldığından, nitelikli dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş olup, yukarıda açıklanan nedenlerle tebliğnamede bu suç açısından bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

    TCK'nın 53/1. maddesinde düzenlenen ve dairece düzeltilen husus dışındaki hak yoksunluklarının uygulanması bakımından ise, Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

    Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,

    Ancak ;

    Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararı uyarınca, TCK'nın 53/1-b maddesindeki "ve diğer siyasi hakları kullanmaktan" yoksun bırakılma düzenlemesinin iptal edilmiş olması karşısında; bu husus,

    Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, TCK'nın 53/1. maddesinin (b) bendinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasında yer alan "ve diğer siyasi hakları kullanmaktan" ibaresinin tamamen çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

    2) Sanık müdafiinin, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz başvurusunun incelemesinde,

    Sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,

    Ancak;

    Sahteciliğin iğfal kabiliyetini haiz olup olmadığının bilirkişi raporu ve mahkeme gözlemi ile tespit edilmemiş olması ve sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayininin hakime ait olduğu da dikkate alınarak, gerçeğin kuşkuya yer verilmeyecek şekilde açığa çıkarılabilmesi ve suçun unsurlarının oluşup oluşmadığının tespiti amacıyla, söz konusu çekin mahkeme heyeti tarafından incelenip, özellikleri zapta geçirilerek, iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, gerekirse bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,

    SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.